top of page
Basın Bülteni - 2026
2.Uluslararası Hypatia Bilim ve İletişim Festivali 25-29 Ağustos'ta İzmir Foça’da düzenleniyor: Festival programı açıklandı
Uluslararası Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’nin ikincisi için geri sayım başladı. Bu yıl 25-29 Ağustos tarihlerinde İzmir Foça’da gerçekleşecek olan festivale aralarında Cambridge Üniversitesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mete Atatüre’nin de yer aldığı onlarca bilim insanı, akademisyen, uzman ve farklı kurum ve platformlardan temsilciler katılıyor.
Festivalin 60’dan fazla farklı etkinlik içeren zengin programı dolu dolu beş gün vaat ediyor
Festival kapsamında açıklanan program ise 13 ana etkinlik 30’dan fazla yetişkin atölyesi ve 15 çocuk atölyesinin yanı sıra gökyüzü gözlemleri, film gösterimleri, söyleşiler, stand-up gösterileri, yarışmalar ve kültür sanat etkinliklerinden oluşan çok zengin bir içeriğe sahip. Detaylı hali Hypatia Bilim Festivali'nin sitesinde ilan edilen program tüm katılımcılara ve özellikle çocuklara dolu dolu bir beş gün vaat ediyor.
Festivalin konaklamalı kayıtları www.hypatiabilimfestival.com adresinden devam ederken, festivale BuBilet isimli online satış platformu üzerinden günübirlik katılmak da mümkün.
Cambridge'den Oxford'a, İTÜ’den ODTÜ ve Bilkent’e geniş uzman kadrosu
Festivalin Akademik Danışma Kurulu ve konukları arasında dünya çapında önde gelen kurumlardan bilim insanları yer alıyor.
Program kapsamında öne çıkan konular içinde ise kuantum fiziği, yapay zeka ve uzay bilimlerindeki son gelişmeler; evrim, medya okuryazarlığı, yanlış bilgi krizi, halk sağlığı, çocuk ve yetişkin eğitimine bilimsel yaklaşımlar, felsefe, matematik, jeoloji ve iklim krizi gibi önemli başlıklar yer alıyor.
Tüm bu etkinliklerde alanında saygın akademisyenler, sanatçılar ve bilim iletişimcileri, gazeteciler, sendikacılar olmak üzere 70’e yakın konuşmacı yer alacak. Bu yıl festivalin onur konuğu Cambrigde Üniversitesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mete Atatüre olacak.
Yurt dışından Cambridge, Oxford Üniversiteleri, CERN ile Hollanda Qutech Laboratuvarından temsilciler festivale katılım sağlayacak. Öte yandan Türkiye’den de İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe, Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Çukurova Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerinden, KESK, TTB, Eğitim-Sen, SES gibi emek mücadelesinin öncü sendikalarından, yine bilim, iletişim, kültür ve sanat alanından onlarca gençlik ve sivil toplum kuruluşundan katılım sağlanacak.
Astro gözlemden, film gösterimine, müzik dinletilerinden stand-up gösterilerine yok yok
Festival boyunca ayrıca, koro/şan atölyeleri, film gösterimleri, müzik dinletileri, stand-up gösterileri ve teleskopla gökyüzü gözlemleri de gerçekleşecek.
Tüm katılımcıların yer alacağı ödüllü Büyük Hypatia Quiz Night de festivalin ilgi çekecek etkinliklerden birisi olmaya aday.
Türkiye’nin disiplinler arası tek bilim ve iletişim festivali
Türkiye’nin disiplinler arası tek bilim ve iletişim festivali durumunda olan Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’nin amacını “Bilimsel düşünceyi toplumun her kesimine yayma hedefi” olarak açıklayan festival organizasyon komitesi başkanı ve Hypatia Bilim kurucusu Nurcan Seven, bilimin toplumsallaşmasında bilim iletişiminin öneminin altını çiziyor. Seven, bilim iletişiminin dijital dünya ve ekranlarla sınırlı kalmamasını sağlamak istediklerini söylerken, bilim iletişimini dijital dünyanın sınırlarından ve algoritma politikalarının esaretinden çıkarıp insanların birbirleriyle etkileşim kurduğu, birlikte keyifle öğrendiği ve deneyimlediği bir sosyal alana dönüştürmek istediklerin vurguladı.
Seven’e göre, son yıllarda bilim içeriklerinin dijital ortamda yaygınlaşması çok değerli bir gelişme. Ancak bilim yalnızca izlenen, tüketilen veya ekranda karşılaşılan bir hap bilgi içeriği olduğunda eksik kalıyor.
'Bilimi ekrandan sosyal hayata taşımak'
Bu nedenle festivalin en önemli hedeflerinden biri de bilimi yalnızca akademik çevrelerin konuştuğu bir alan olmaktan ve ekranlardan çıkarıp, toplumsallaştırmak ve hayatın içinde güçlendirmek. "Biz bilimi ekrandan sosyal hayata taşımak istiyoruz; bununla insanların bilimle sosyal yaşamda buluşmasını ve hayatına entegre edebilmesini kastediyoruz" diyen Seven, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Bir bilim insanıyla aynı masada sohbet etmek, bir deney yapmak, bir atölyeye katılmak, bir teleskoptan gökyüzüne bakmak ya da bir bilimsel tartışmanın parçası olmak çok farklı ve kalıcı bir deneyim yaratıyor."
Bilim sokağı: Festival bu yıl, büyük bir bilim buluşmasına dönüşüyor
Festival alanında, tüm konukların ve katılımcıların ortak emeğiyle inşa edilmiş bir "bilim sokağı" da yer alacak. Bilim, gençlik, teknoloji, astronomi, yapay zeka, felsefe, doğa bilimleri, iletişim, edebiyat veya sosyal bilimler alanlarında çalışan tüm topluluklar, kurumlarını ve çalışmalarını bu alanda halka açık şekilde sergileyebilecek, farklı üniversitelerden gençler ile alanında uzman isimlerle bir araya gelebilecek. Festival komitesi, özellikle gençlik topluluklarını ve derneklerini festival alanında stant açmaya davet ediyor. Stant açmak isteyenler, başvuru formunu doldururken bu talebini bildirebiliyor.
İlk festivalin de etkin katılımcılarından olan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tufan Kıymaz Hypatia Festivali’nin özgünlüğünü “İnternetten bir şey dinlemek, izlemek, hatta oturup da kitap okumak hepsi çok değerli şeyler ama burada fazlası var, buradaki etkileşimin önemli olduğunu düşünüyorum, buraya gelenler için bir fırsat” sözleriyle anlatıyor.
İTÜ Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve ‘Bilimin Ucunda’ Platformu kurucusu Doç. Dr. Ömer Kamacı ise Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’ni “Şimdiye kadar popüler bilim açısından yapılmış en kapsamlı etkinlik” olarak nitelendirirken, Bilim İletişimi alanındaki çalışmalarıyla da bilinen Prof. Dr. Çiler Dursun festivali “Bu son derece önemli ve tarihi bir festival” sözleriyle değerlendiriyor.
Festivalin danışma kurulu üyesi de olan Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Dr. İren Dicle Aytaç da festivalin disiplinler arası karakterinin altını “Muazzam bir etkinlik; sanat, kültür, bilim arasında bağ kurması ve bunu popülerleştirebiliyor olması, safsataların ve aslında suistimallerin önüne geçebilecek gerçekçi bir alan yaratması, bunu da bir diyalog ortamında yapması muazzam bir şey.” sözleriyle çiziyor.
Festivalin bilim insanlarıyla sanatçıları bir araya getirmesi iki tarafa da yeni ufuklar açıyor.
Modern kent insanının gezegenin karşı karşıya kaldığı ekolojik çöküşe verdiği tepkileri, ekonomi ve ekoloji arasındaki sarsılmaz bağı inceleyen ödüllü belgesel dizisi Eko Eko Eko Belgeseli yapımcısı ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İlkay Nişancı da bu buluşmanın önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “Sanatçı kimliğimle bakacak olursam bilim insanlarıyla bir arada olabilmek bizim de ufkumuzu genişletecek. Ama bizim estetik bakışımızda bilimin yaklaşımında yeni olanakları mümkün kılabilir gibi geliyor. Bu birlikteliği sağlaması bakımından çok önemli buluyorum.”
Bilim merkezlerinden ve medya kuruluşlarına geniş destek
Öncülüğünü Hypatia Bilim Medya ve İletişim Derneği'nin yaptığı festivale bilim iletişim platformları, sivil toplum kuruluşları, akademik kurumlar, bilim merkezleri, yerel yönetimler, yayınevleri, medya kuruluşları ve çeşitli platformlar destek veriyor.
Bu yılki festivale farklı kentlerden bilim merkezlerinin yanı sıra üniversiteler ve öne çıkan liseler daha güçlü bir katılım sağlıyor. Destekçi kurumlar arasında İzmir Bornova Mevlana Toplum ve Bilim Merkezi, Denizli Bilim Merkezi ve Manisa Yunusemre Bilim Merkezi de yer alıyor.
Foça’da ‘Bueno Beach’ isimli tesiste denize sıfır olarak düzenlenecek olan festival aynı zamanda "verimli bir tatil" fırsatı sunuyor. Konaklama seçenekleri arasında çadır öne çıkıyor. Öte yandan, isteyenlerin otellerde konaklaması da mümkün olacak. Başta çocuklar ve gençleri hedefleyen festival, 7'den 70'e tüm bilim ve sanatseverlerin katılımına açık ancak çocuklar festivalin ana hedef kitlesi durumunda.
Çocuklar, gençler ve yetişkinler için özel etkinlikler
Festival programının odak noktasında çocuklar yer alıyor. Ana etkinlikler ve yetişkinlere yönelik atölyelerin yanı sıra çocuklar için uzmanlar eşliğinde gerçekleşecek 15 atölye ve etkinlik festival programında yer alıyor.
Çocuklar için tasarlanan etkinlikler arasında çocukların kendi roket maketlerini yapacağı ve onlara özel bir hidrolik sistemle fırlatarak uçurabileceği "su roketi yarışması" öne çıkanlardan.
'Çocuklar bu festivalin merkezinde'
Hypatia Bilimin kurucusu ve bilim iletişimcisi Nurcan Seven, çocukların bu festivalin merkezinde yer aldığını vurguluyor. Bunun nedeni ise bilim merakının en güçlü şekilde çocuklukta ortaya çıkması.
Seven, "Atölyeleri tasarlarken çocukların sadece dinleyen değil, deneyen, keşfeden ve soru soran bireyler olmasına odaklandık. Bilimi eğlenceli, erişilebilir ve uygulamalı hale getirmeye çalıştık" diyor:
"Bu nedenle uygulamalı içeriklere, oyunlaştırmaya, sanat-bilim kesişimlerine ve farklı yaş gruplarının ihtiyaçlarına özel tasarımlara önem verdik."
'Toplumsal cinsiyet eşitliğini festivalin kültürüne yerleştiriyoruz'
Festival adını tarihin ilk kadın matematikçisi ve astronomlarından biri olan Hypatia’dan alıyor.
Ekip kadınların bilimde daha görünür olmasını özellikle önemsiyor.
Bu yüzden programda eski çağlardan günümüze uzanan toplumsal gelişim sürecinde kadınların nasıl resmedildiği, bilim-teknoloji sektöründe ve iletişim alanında toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın sağlığına yönelik konular da işleniyor.
Seven, "Toplumsal cinsiyet eşitliğini, konuşmacı seçimlerinden organizasyon yapısına, gönüllü ekiplerden karar alma süreçlerine kadar festivalin kültürüne yerleştirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullanıyor:
"Bilim insanlarının, araştırmacıların ve uzmanların çeşitliliğini görünür kılmak; çocukların ve gençlerin rol model olarak farklı kadın bilim insanlarını tanıyabilmesini sağlamak bizim için önemli. Eşitliğin sadece anlatılan bir değer değil, aynı zamanda bir kültür olması için daha fazla genç kadını ve kadın bilim insanını festivalimizi sahiplenmeye çağırıyoruz."
'Birkaç günlük bir etkinlik değil'
Festival; Ankara, İstanbul, İzmir gibi şehirlerde düzenlenen buluşmalarla yerelden başlayan bir süreç olarak organize edilirken, ikinci festivalin ardından Türkiye’nin dört bir yanında çok sayıda bilim şenliği ve farklı formatlarda etkinliker düzenlenmesi planlanıyor.
Nurcan Seven’e göre bunun nedeni festivalin yalnızca birkaç günlük bir etkinlik olarak değil, yıl boyunca etkisi süren bir bilim ekosistemi olarak kurgulanması. Bilim iletişimcisi, "Daha fazla insanın bilimle bağ kurmasına ve özellikle gençlerin bilimden ilham almasına ve onunla demokratik ilişkilenmesine katkı sunmak istiyoruz" diyor:
"Türkiye’nin bilim iletişimi deneyimini uluslararası arenaya taşıyan ve yıllar içinde kurumsallaşarak gelenekselleşen bir bilim festivali kültürü de yaratmayı amaçlıyoruz"



bottom of page
























